shoot

(İngilizce - Türkçe)

filiz; sürgün; ateş etmek; ateş öldürme; atılmak; atış; fırlamak; fırlatmak; fışkırmak; vurmak; zonklamak; çıkmak; aşı yapmak; atış yapmak; av; avlak; avlamak; avlanmak; budak; çekmek (fot.); çekim yapmak; fışkın; fotoğraf çekme; füze fırlatma; filizlenmek; hızla geçmek; mesafe; öldürmek; perdahlamak (kereste); sancımak; sürgün vermek; şut çekmek; şiddetli akıntı; vuruş; iğne yapmak; yuvarlanmak (varil vb.)





Kaynak Dil:Hedef Dil:
Çeviriliyor